YAŞASIN 8 MART, YAŞASIN KADINLAR!
“8 Mart Kadınlar İçin Emek, Eşitlik ve Özgürlük Mücadelesinin Günüdür” 8 Mart kadın emeğinin sömürüsüne karşı nasıl bir direniş hattı kurulduğunu anlatan tarihsel bir sürecin adıdır.
19. yüzyılda kadınlar fabrikalarda uzun saatler boyunca düşük ücretlerle ve güvencesiz koşullarda çalıştırılmaktaydı. 1857 yılında New York’ta tekstil işçisi kadınların başlattığı grev sırasında çıkan yangında 129 kadın emekçinin yaşamını yitirmesi, bu düzenin kadın emeğini ve hayatını nasıl değersiz gördüğünün acı bir göstergesi olmuştur.
Bu acı hala içimizdedir. 1910 yılında Kopenhag’da 8 Mart’ın kadınların eşitlik ve emek mücadelesini simgeleyen bir gün olarak kabul edilmesinden bugüne 8 Mart, eşitsizliklere karşı mücadeleyi büyütme günüdür.
Bugün aradan geçen onca yıla rağmen kadınlar hâlâ eşitsizliklerle karşı karşıyadır. Aynı işi yapan kadınlar daha düşük ücret almakta, karar mekanizmalarına daha zor ulaşmakta ve güvencesiz çalışma biçimleri özellikle kadınlar üzerinden yaygınlaştırılmaktadır. Kadınlar hem işyerinde hem de ev içinde görünmeyen bir emek yükü taşımaya devam etmektedir.
Genel Sağlık-İş, kadınların yalnızca çalışma yaşamındaki haklarını değil, yaşamın bütününe yayılan eşitsizlikleri de mücadele alanı olarak görmektedir. Sağlık ve sosyal hizmet kolunda çalışan kadınlar ağır çalışma koşulları ve toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaktadır.
Kadınlara yönelik şiddet ve kadın cinayetleri ise bu eşitsizliklerin en ağır sonucudur. Kadınlar yalnızca işyerlerinde değil, yaşamın her alanında güvende olmak istemektedir.
Bu nedenle 8 Mart bir kutlama günü değildir.
8 Mart; emek, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin adıdır.
Güvencesizliğe, ücret eşitsizliğine ve şiddete karşı örgütlü mücadelenin çağrısıdır.
Derya UĞUR
Genel Sağlık-İş Genel Başkanı
Genel Sağlık-İş olarak, sağlık çalışanlarının haklarını korumak için var gücümüzle çalışıyoruz. Sen de bu mücadelede yerini al, birlikte daha güçlü olalım. Hemen üye ol, sesimizi daha da yükseltelim!