Webyla

ULUSUMUZUN BAŞI SAĞ OLSUN.

ULUSUMUZUN BAŞI SAĞ OLSUN.

Halka sırtını dönmüş siyasilerden; bu ülkenin kanayan yarasına tuz basan “utanç yasası” meclisten geçmiştir. 5 yaşında bir çocuk bile bebek k*tili bir ter*ristin salınmasının önünün açılmasıyla ter*rsüz Türkiye masalına inanmayacak kadar akıllıdır. Bu masala inanan herkesi akla ve vicdana davet ediyoruz. 

Uyuyanlar vardır, uyandıralım. Bizlere, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme” adı altında PKK/KCK bağlantılı suçlar için şartlı ve kademeli bir CEZASIZLIK düzenlemesi sunulmaktadır. Türkiye kırk yılı aşkın süredir ter*rle mücadele etmektedir. Binlerce vatandaşımız şehit olmuş, sayısız vatandaşımızın ocağına ateş düşmüştür. Böylesi bir yıkıma on yıllardır sebebiyet verenlerle ilgili her düzenlemenin toplumsal vicdan bakımından son derece özenle hazırlanması gerekmektedir. Ateş düşen ocaklara bir kez daha ateş düşüren “Utanç yasası” bu ölçüyü karşılamamakta olup karşısında durmak yurttaşlık görevimizdir. 

Kanunun yapısı esas olarak örgütün tasfiyesine ve şüpheli, sanık ve hükümlülerin durumuna odaklıdır. Ter*r mağdurlarının görüşlerine, uğradıkları zararlara odaklanılmamaktadır. Toplumsal huzur ve barışın sağlanmasına giden yolda öncelikle ter*r mağdurlarının adalet duygusunun korunmasının sağlanması gerekmektedir. 

Yurttaşımıza, Türkiye Cumhuriyeti Devletimize karşı silaha başvuran kişiler, örgütün silah bırakması üzerine cezalarının infazının ertelenmesi imkanından yaralanabilecektir. Ertelendiği süre zarfında başkaca bir suç işlememeleri halinde cezaları infaz edilmiş sayılacaktır. Silahlı mücadeleyle topraklarımıza, askerimizin ve yurttaşımızın canına kastetmiş kimselerin bu denli hukuki avantajlara sahip olup hak ettikleri yaptırımlardan sıyrılmaları her masada mücadelesini verdiğimiz hakka, hukuka ve adalete aykırıdır. Cennet vatan (!)ın dört bir yanında acı ve keder kol gezerken ter*rden hüküm giymişlerin hak yoksunluklarını gidermeye ayıracak vaktimiz yoktur.  

Ter*rün sona ermesini istemekle, Cumhuriyetin kurucu değerlerini hiçe saymak bambaşka şeylerdir. Anayasanın ilk dört maddesi, üniter devlet yapısı ve milli egemenlik ilkesi tarihi irademizin ortak ürünüdür. Bu değerlerin aşındırılmasına yönelik hiçbir irade, şartlar ne olursa olsun asla meşruiyet kazanamaz. Gerçek barış; hukukun ve milletin egemen olduğu, özgürlüğün hakim olduğu laik ve demokratik bir düzende mümkün olacaktır. Anayasa arkadan dolanılarak, kitabına uydurularak çerçeve yasa adı altında değiştirilemez. Bugün susarsak, daima kaybederiz.

Bu Çerçeve yasanın Ulusumuz için utanç anlaşması diyebileceğimiz ‘‘Sevr Anlaşması’’nın yıl dönümüne ‘‘denk gelmesi’’nin bir tesadüf olmadığını biliyor, yüz yıl önce olduğu gibi aynı inanç ve kararlılıkla emperyalizme karşı mücadelemizi bugün de sürdürüyoruz.

Genel Sağlık-İş olarak; Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve aziz şehitlerimizin kanlarıyla kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti’ne kast eden ter*ristlerin ödemeleri gereken bedelleri ödememesini kabul etmiyoruz. Şehitlerimizden emanet bu vatan göğsümüzde bir tunç siperdir. Yurdumuzu alçaklara uğratan karanlıklarla mücadelemiz sürecektir. O karanlıklar pazarlık masalarında tepinse de; Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

Barışmayacağız. Affetmeyeceğiz. Helalleşmeyeceğiz. HESAPLAŞACAĞIZ.

Birlikten Kuvvet Doğar

Genel Sağlık-İş olarak, sağlık çalışanlarının haklarını korumak için var gücümüzle çalışıyoruz. Sen de bu mücadelede yerini al, birlikte daha güçlü olalım. Hemen üye ol, sesimizi daha da yükseltelim!

Online Üyelik Formu