ISPARTA ŞEHİR HASTANESİ’NDE SENDİKAL AYRIMCILIK VE MOBBİNG!
SAĞLIK EMEKÇİLERİ SENDİKASINA GÖRE KANTİNE GİTME İZNİYLE TEHDİT EDİLİYOR!
Isparta Şehir Hastanesi’nde görev yapan sağlık emekçileri, üyesi oldukları sendikaya göre başhekim ve sağlık bakım hizmetleri müdürü tarafından açık tehdit, baskı ve mobbinge maruz bırakılmaktadır. Bu yalnızca bir yönetim zafiyeti değil; Anayasa’ya, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa ve kamu etiğine aykırıdır. Sağlık emekçilerinin sendikal tercihleri üzerinden fişlendiği, ayrımcılığa uğradığı ve yıldırılmaya çalışıldığı yönündeki uygulamalar son derece vahimdir.
Açıktır ki; Sarı sendikalar aracılığıyla idari koltuklara yerleştirilen bazı yöneticiler, kamu gücünü sendikal çıkarları için kullanmakta, kendilerinden olmayan sağlık emekçilerine karşı adeta cezalandırma mekanizması işletmektedir. Amaçları nettir: Baskı, tehdit ve korku yoluyla kendi sendikalarının üye sayısını artırmak ve koltuklarını korumak.
Genel Sağlık-İş olarak yıllardır altını çiziyoruz: İdareciler liyakat esasına göre atanmalı, sendikasız olmalı ve kamu gücünü tarafsız şekilde kullanmalıdır. Ancak ülkemizde pek çok sağlık hizmeti veren kamu kurum ve kuruluşunda olduğu gibi Isparta Şehir Hastanesi’nde de idari görevlere gelmenin yolu yandaş sendika üyeliğinden, hatta o sendika yöneticiliğinden geçmektedir.
Nitekim Isparta Şehir Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü’nün aynı zamanda Sağlık-Sen Isparta Şubesi Teşkilatlanmadan Sorumlu Başkan Yardımcısı olması, yaşananların tesadüf olmadığının açık kanıtıdır. Bu konumdan aldığı güçle;
Sağlık emekçilerine yönelik “kafasında sandalye kırmak” gibi tehditkâr ve şiddet içeren ifadeler kullanmak, çalışanların sendika üyelik formlarını takip etmek ve fişlemek, personeli sendikal tercihlerine göre ayrıştırmak ve hedef göstermek, kendi sendikasına üye olmayanları yer değişikliği ve kurum dışı görevlendirme ile tehdit etmek, bu tehditleri fiilen uygulamaya koymak, Sağlık-Sen üyesi olmayanları özellikle denetleyip açık aramak, Başhekim aracılığıyla keyfi yasaklar koyarak çalışanları baskı altına almak, sendikal tercihe göre kantine gitme hakkını dahi engellemek gibi yetki gaspı, görevi kötüye kullanma ve psikolojik taciz (mobbing) kapsamına giren uygulamalara imza atılmaktadır. Buradan açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz: Bu uygulamaların her biri hukuka aykırıdır, suçtur ve cezasız kalmayacaktır.
Hiçbir kamu yöneticisi bulunduğu koltukta dokunulmaz değildir. Kamuda yöneticilik görevleri süreklilik arz etmez; bugün o koltuklarda oturanlar, yarın sağlık emekçisi olarak aynı kurumlarda çalışmaya devam edeceklerdir.
Isparta Şehir Hastanesi idarecilerine çağrımızdır:
Haddinizi aşan, hukuku yok sayan, sendikal özgürlükleri gasp eden bu yanlış uygulamalara derhal son verin.
Genel Sağlık-İş, sağlık emekçilerinin onurunu, haklarını ve sendikal özgürlüklerini hedef alan hiçbir baskıya boyun eğmeyecek; bu hukuka aykırı tutum konusunda gerekli hukuki girişimleri başlatmış ve takipçisi olmaya kararlılıkla devam edecektir.
Genel Sağlık-İş olarak, sağlık çalışanlarının haklarını korumak için var gücümüzle çalışıyoruz. Sen de bu mücadelede yerini al, birlikte daha güçlü olalım. Hemen üye ol, sesimizi daha da yükseltelim!