Hukuki altyapısı netleştirilmeden UZAKTAN SAĞLIK HİZMETİ SUNUMU ciddi sorunlar doğuracaktır.
Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemeler kapsamında, hem Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hem de Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik ile uzaktan sağlık hizmetlerine ilişkin hükümler getirilmiştir.
Sendikamız tarafından her iki yönetmelikte yer alan uzaktan sağlık hizmetlerine ilişkin düzenlemelerin tamamına karşı Danıştay’da yürütmenin durdurulması talepli iptal davaları açılmıştır. Ayrıca, aile hekimleri ve birinci basamak sağlık kuruluşlarının evde sağlık ve palyatif bakım hizmetlerine dahil edilmesi, üniversitelerin ise evde sağlık hizmeti sunumuna dahil edilmesine ilişkin toplam 22 düzenleme yargıya taşınmıştır.
Yargı süreçleri devam ederken Sağlık Bakanlığı, taşra teşkilatına gönderdiği 8 Ekim 2026 tarihli yazıyla aile hekimlerinin uzaktan sağlık hizmeti sunmasına ilişkin yeni bir uygulamayı hayata geçirmeye hazırlanmaktadır.
Bakanlığın yazısına göre, 1 Kasım 2026 tarihinden itibaren aile hekimlerinin mevcut randevu cetvellerine ek olarak, yalnızca kendi kayıtlı hastalarının alabileceği şekilde, 10.00-11.00, 11.00-12.00 ve 14.00-15.00 saat aralıklarında sistem üzerinden günlük en az üç uzaktan sağlık hizmeti randevusu otomatik olarak açılacaktır.
Uzaktan sağlık hizmetlerinin etkin, verimli ve kaliteli sunulması elbette önemlidir. Ancak bu amaç, hukuki altyapısı yeterince açıklığa kavuşturulmamış uygulamaların hayata geçirilmesini haklı göstermez. Daha önce açtığımız davalarda da ayrıntılı biçimde ortaya koyduğumuz üzere, uygulamanın doğurabileceği hukuki ve mesleki sorunlar göz ardı edilmemelidir.
Danıştay nezdinde yürütmenin durdurulması talepli iptal davalarımız devam ederken Sağlık Bakanlığının “ben yaptım oldu” anlayışıyla hareket etmesini kabul etmiyoruz. Yargı süreçleri sonuçlanmadan uygulamanın kapsamının genişletilmesi ve yeni adımlar atılması, hukuki belirsizlikleri daha da artırmaktadır.
Özellikle hasta verilerinin güvenliği, iletişim kayıtlarının korunması, kişisel verilerin işlenmesi ve aktarılmasının 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (KVKK) uygunluğu konusunda açık ve güvenilir düzenlemeler yapılmalıdır. Uzaktan muayene ve sağlık hizmetlerinin hangi teknik koşullarda yürütüleceği, görüntü ve ses kayıtlarının nasıl işleneceği, saklanacağı ve korunacağı konusunda belirsizlikler giderilmelidir.
Sağlık çalışanlarının mesleki ve hukuki sorumlulukları belirsiz bırakılarak yeni uygulamaların hayata geçirilmesi kabul edilemez. Zira sahadan aldığımız bilgilere göre uzaktan muayene uygulaması nedeni ile birçok sağlık emekçisi hukuki mağduriyet yaşamakta, adli ve idari süreçlerle karşılaşmaktadır.
Sağlık hizmetlerinde dijitalleşme; hasta güvenliğini, kişisel verilerin korunmasını, hekimlik mesleğinin gereklerini ve sağlık çalışanlarının hukuki güvencelerini esas almak zorundadır. Hukuki altyapısı, teknik standartları ve sorumluluk sınırları netleştirilmeden yürütülen uygulamalar, sağlık hizmetinin niteliği ve güvenliği açısından ciddi sorunlar doğuracaktır.