Sendikamız, Afyonkarahisar Çay Devlet Hastanesi’nde görev yapan radyoloji teknikerlerinin, hasta güvenliği ve çalışan sağlığını ilgilendiren ciddi riskleri idareye yazılı olarak bildirmeleri sonrasında yaşanan süreç hakkında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na resmi başvurumuzu yapmış bulunuyoruz.
Çalışanların güvenlik uyarısı yapmak için dilekçe vermesi suç değildir.
Sağlık hizmeti, özellikle radyoloji gibi yüksek risk içeren alanlarda, yalnızca teknik bir hizmet değil; aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliği, hasta güvenliği, mesleki yetkinlik ve idari sorumluluk gerektiren bir kamu hizmetidir. Çalışanların, lisans ve radyasyon güvenliği süreçleri tamamlanmadan çekim yapılmasının doğurabileceği riskleri idareye yazılı olarak bildirmesi, hukuka aykırı bir davranış değil; aksine korunması gereken bir kamusal sorumluluk ve anayasal bir hak kullanımıdır.
Tarafımıza ulaşan bilgilere göre, söz konusu güvenlik risklerini yazılı olarak bildiren radyoloji teknikerlerinden altısının farklı hastanelere görevlendirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum, tek başına bir idari tasarruf olarak görülemez; çünkü zamanlama, kapsam ve işlem biçimi itibarıyla misilleme, yıldırma ve cezalandırma şüphesi doğurmaktadır.
Kamu idaresinin görevi, güvenlik açığını dile getiren personeli dağıtmak değil; ortaya konulan riski bertaraf etmek, gerekli teknik ve idari önlemleri almak ve sağlık hizmetini güvenli biçimde yürütmektir. Aksi bir yaklaşım hem çalışma barışını zedeler hem de kamu hizmetinin güvenilirliğini sarsar.
Genel Sağlık-İş olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yaptığımız başvuruda, söz konusu hastanede yaşanan sürecin;
* iş sağlığı ve güvenliği yönünden,
* hasta güvenliği yönünden,
* görevlendirme işlemlerinin hukuki niteliği yönünden,
* misilleme ve baskı iddiaları yönünden,
* idarenin işlem tesis ederken kamu yararı ve hizmet gereklerine uyup uymadığı yönünden incelenmesini talep ettik.
İşbu başvuru, yalnızca mağduriyet yaşayan çalışanlar için değil; benzer risklerin başka sağlık kurumlarında da yaşanmaması için yapılmıştır. Çünkü bir sağlık kurumunda güvenlik uyarısı yapan personelin cezalandırılması, yarın başka kurumlarda da benzer baskıların önünü açabilecek tehlikeli bir örnek oluşturur.
Radyoloji hizmetleri, doğası gereği radyasyon maruziyeti ve teknik güvenlik açısından hassas bir alandır. Bu alanda çalışan personelin uyarıları kulak ardı edilemez. İdarenin görevi, çalışanların sesini kısmak değil; onların işaret ettiği eksiklikleri gidermektir.
Biz Genel Sağlık-İş olarak şunu açıkça ifade ediyoruz:
Çalışanların ve hastaların güvenliği için yapılan başvuru, yasal ve meşrudur. Bu başvuruya karşı yapılan idari işlemler, eğer güvenlik uyarısını bastırma amacı taşıyorsa, kabul edilemezdir.
Başvurumuzun sonucunu, Bakanlığın yapacağı inceleme ve teftiş sürecini, varsa hukuka aykırı uygulamaların giderilmesini ve çalışanların korunmasını titizlikle izleyeceğiz.
Dr. Derya Uğur
Genel Sağlık-İş Genel Başkanı
Genel Sağlık-İş olarak, sağlık çalışanlarının haklarını korumak için var gücümüzle çalışıyoruz. Sen de bu mücadelede yerini al, birlikte daha güçlü olalım. Hemen üye ol, sesimizi daha da yükseltelim!