Webyla

ELEKTRONİK ONAM VE HEKİMİN HUKUKİ GÜVENCESİ

GENEL SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET KOLU KAMU

 ÇALIŞANLARI SENDİKASI

BİLGİLENDİRME METNİ

Tarih:27/10/2026

Başlık: Dijitalleşen Sağlıkta Aydınlatma Yükümlülüğü, Elektronik Onam ve Hekimin Hukuki Güvencesi 

Kıymetli Üyelerimiz;

Sağlık hizmetlerinin hızla dijitalleştiği, teknolojik altyapıların klinik pratikle entegre edildiği bir dönemden geçiyoruz. Bu dönüşümün en kritik halkalarından biri, 27 Ekim 2026 tarihli ve 33413 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Bilgilendirilmiş Rızanın Elektronik Ortamda Alınması Hakkında Yönetmelik” olmuştur.

Yeni düzenleme ile cerrahi girişimler ve invaziv tıbbi müdahaleler öncesinde hastalardan temin edilmesi yasal zorunluluk olan bilgilendirilmiş rıza (aydınlatılmış onam) süreçleri; e-Nabız sistemi ve SMS doğrulama kodları aracılığıyla dijital ortama taşınmaktadır.

Kuşkusuz ki fiziki formların kaybolması, imza inkarı, arşivleme zafiyetleri ve hasta dosyalarındaki evrak eksiklikleri nedeniyle yargı mercileri önünde hekimlerin haksız yere kusurlu bulunması riskine karşı elektronik log kayıtları önemli bir ispat kolaylığı sağlayacaktır. Ancak bu düzenlemenin klinik uygulamada yaratabileceği yanılsama, hekimler ve sağlık çalışanları açısından çok daha ağır hukuki ve cezai riskleri beraberinde getirebilir. Bu bültende, dijital onamın getirdiği imkânlar ile gözden kaçırılmaması gereken temel hukuki ilkeleri sizler için derledik. 

1. Temel İlke: Her Tıbbi Müdahale Bir Vücut Bütünlüğü İhlalidir

Hukuk sistemimizde Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca, her türlü tıbbi girişim hukuken kişinin vücut bütünlüğüne yönelik bir müdahale niteliğindedir. Bu müdahaleyi hukuka uygun kılan temel unsur ise hastanın hukuka uygun şekilde alınmış rızasıdır.

Hukukumuzdaki genel ispat kuralları gereğince, bir kimsenin vücut bütünlüğüne yönelik müdahaleye peşinen rıza gösterdiği varsayılamaz. Dolayısıyla tıbbi malpraktis ve tazminat davalarında;

• Hastanın yeterli ve usulüne uygun şekilde aydınlatıldığını,

• Müdahalenin riskleri, komplikasyonları ve alternatifleri konusunda bilgilendirildiğini,

• Hastanın bu aydınlatma üzerine özgür iradesiyle onam verdiğini

ispatlama külfeti doğrudan hekime ve sağlık kuruluşuna aittir. 

2. Dijital Onay Yalnızca Bir İspat Vasıtasıdır; Sözlü Aydınlatmanın Yerini Tutmaz

Uygulamada düşülebilecek en büyük yanılgı, hastanın e-Nabız üzerinden butona tıklamış olmasının veya cep telefonuna gelen SMS kodunu sisteme girmesinin hekimi tüm sorumluluktan kurtaracağı inancıdır.

Yargı içtihatları ve Hasta Hakları Yönetmeliği’nin amir hükümleri uyarınca:

• Aydınlatma bizzat ve sözlü yapılmalıdır: Aydınlatma yükümlülüğü, tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek olan hekim tarafından bizzat, hastanın kültürel, sosyal ve ruhsal durumuna uygun bir dille, tereddüt bırakmayacak şekilde sözlü olarak yerine getirilmelidir.

• Metin onaylatmak aydınlatma sayılmaz: Hastaya matbu metinlerin imzalatılması ya da dijital bir onay kodunun iletilmesi, hekimin hastayla yüz yüze kurması gereken bilgilendirme ilişkisini ikame etmez. Nitekim yargı kararlarında, yazılı form mevcut olsa dahi hastanın sözlü olarak aydınlatıldığının ispatlanamadığı veya formun içeriğinin somut müdahaleyi kapsamada yetersiz kaldığı hallerde hekimlerin ve idarenin tazminatla sorumlu tutulduğu bilinmektedir.

• Elektronik onay yalnızca şekli doğrulamadır: e-Nabız veya SMS onayı, hastaya sistem üzerinden bir metnin ulaştırıldığını ve onaylandığını gösterir; ancak hekimin bizzat riskleri anlattığını, hastanın sorularını yanıtladığını ve komplikasyonları açıkladığını tek başına ispatlamaz. 

3. Arşivleme ve Belgeleme Zafiyetlerinin Hukuki Sonuçları

Sağlık kuruluşları ve hekimlerin tıbbi belgeleri usulüne uygun şekilde tutma ve arşivleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Kayıtların gereği gibi tutulmaması veya muhafaza edilmemesi, yargılama süreçlerinde aleyhe fiili bir karine doğurmakta; gerekli aydınlatmanın ve müdahalenin yapılmadığı yönünde bir kanaat oluşmasına sebebiyet vermektedir.

Yeni yönetmelik uyarınca dijital sistemlere geçilmiş olsa dahi, sistem altyapısından kaynaklanan veri kayıpları, sistemsel entegrasyon arızaları veya SMS bildirimlerindeki zaman damgası uyuşmazlıkları durumunda hekimin savunmasız kalmaması adına klinik kayıtların eksiksizliği hayati önem taşımaktadır.

4. Klinik Pratikte Dikkat Edilmesi Gereken Pratik İlkeler

Meslektaşlarımızın idari, cezai ve hukuki yaptırımlarla karşılaşmaması adına klinik uygulamada şu hususlara hassasiyetle riayet etmesi önerilmektedir:

1. Sözlü Bilgilendirmeyi İhmal Etmeyiniz: Hastaya hastalığın teşhisi, önerilen tedavi yöntemi, tedavinin başarı şansı, olası komplikasyonlar, alternatif tedavi seçenekleri ve tedavinin reddedilmesi halinde doğabilecek sonuçlar mutlaka anlaşılır bir dille sözlü olarak izah edilmelidir.

2. Epikriz ve Protokol Kayıtlarına Not Düşünüz: Aydınlatma her türlü delille ispatlanabilir. Yapılan sözlü bilgilendirmenin ana hatları, hastanın ve varsa yakınının sorularının yanıtlandığı, önerilen alternatiflerin reddedildiği gibi hususlar epikriz raporuna ve hasta takip protokolüne bizzat hekim tarafından açıkça işlenmelidir.

3. SMS Onayında Kimlik Teyidine Dikkat Ediniz: SMS doğrulama kodunun hasta yerine refakatçisi, yakını veya bir üçüncü kişi tarafından girildiği iddiaları yargılamada irade fesadı tartışması yaratabilir. Doğrulama sürecinin bizzat hastanın bilgisi dahilinde gerçekleştiği teyit edilmelidir.

4. Teknik Aksamalarda Islak İmzalı Formları Devreye Sokunuz: e-Nabız bağlantısının koptuğu, hastanın teknolojik cihaza erişiminin bulunmadığı veya SMS servisinin geciktiği acil ve girişimsel durumlarda süre kaybedilmemeli; gerekçe hasta dosyasına kaydedilerek geleneksel fiziki (yazılı ve ıslak imzalı) onam usulü eksiksiz işletilmelidir. 

Sonuç ve Çağrı

Hukuki düzenlemeler ne kadar dijitalleşirse dijilalleşsin, hekimlik mesleğinin temeli güvene ve hekim-hasta arasındaki doğrudan iletişime dayanmaktadır. Elektronik rıza sistemini bürokratik bir kolaylık olarak görmekle birlikte, mesleki güvencemizin yegâne temelinin etkili sözlü bilgilendirme ve özenli tıbbi kayıt tutma olduğunu bir kez daha hatırlatırız.

Sendikamız Hukuk Müşavirliği, yeni yönetmeliğin sahadaki yansımalarını, teknik aksaklıkları ve üyelerimizin karşılaşabileceği hukuki ihtilafları yakından takip etmeyi sürdürecektir.

Tüm üyelerimize hak kayıplarından uzak, güvenli ve başarılı çalışma günleri dileriz.

GENEL SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET KOLU KAMU ÇALIŞANLARI SENDİKASI

Hukuk Müşavirliği


Birlikten Kuvvet Doğar

Genel Sağlık-İş olarak, sağlık çalışanlarının haklarını korumak için var gücümüzle çalışıyoruz. Sen de bu mücadelede yerini al, birlikte daha güçlü olalım. Hemen üye ol, sesimizi daha da yükseltelim!

Online Üyelik Formu