DİŞ HEKİMLİĞİNDE “UZMANLIK EĞİTİMİNİN AMACINA VE ÖZÜNE AYKIRI” TUK KARARININ İPTALİ İÇİN DANIŞTAY’DA DAVA AÇTIK
Tıpta Uzmanlık Kurulu'nun 3 sayfadan ibaret 16.06.2026 tarih, Toplantı No: 151 ve Karar No: 2826 sayılı kararı, https://tuk.saglik.gov.tr/TR-118167/dis-hekimliginde-uzmanlik-ve-doktora-egitimi-hakkinda-karar-no-2826.html bağlantısı üzerinden de görülebilecek şekilde internet sitesi üzerinden yayımlanmıştır.
Tıpta Uzmanlık Kurulu'nun 16.06.2026 tarih, Toplantı No: 151 ve Karar No: 2826 sayılı kararı ile 26.04.2011 tarihinden sonra ve 04.02.2026 tarihinden önce doktora eğitimine başlamış ve doktorasını başarıyla tamamlamış veya halen doktora eğitimine devam eden diş hekimlerinin, belirli koşulları yerine getirmeleri halinde uzmanlık belgesi hakkı elde edebilmelerine yönelik YENİ BİR SİSTEM öngörülmüştür. Belirtilen yeni sistem doğrultusunda söz konusu TUK kararının 1. ve 7. maddesi aralığında,
• Doktora eğitiminin tamamlanması,
• ÖSYM’NİN BELİRLEDİĞİ AYRI BİR KODLA DUS'a girilmesi,
• İlgili uzmanlık dalının son beş yıllık DUS taban puanları ortalamasına eşit veya üzerinde puan alınması,
• Doktora sırasında gerçekleştirilen belirli uygulamaların ve işlem sayılarının belgelenmesi,
• Eksik işlem ve eğitimlerin, “Uzmanlık-Doktora Bilimsel Alt Komisyonu’nun belirleyeceği” diş hekimliği alanında eğitim veren devlet üniversitelerinin diş hekimliği fakültelerinde tamamlanması,
• İlgili tıp uzmanlık dallarında zorunlu rotasyonların yapılması,
şeklinde şartlar öngörülmektedir.
TUK kararının 8. maddesinde ise, doktorasını tamamlamış ve diş hekimliği fakültelerinde öğretim üyesi olarak görev yapanlardan en az üç yıl aktif öğretim üyeliği yapanların, işlem sayılarını tamamlama şartından muaf tutulmaları öngörülmektedir.
Söz konusu TUK kararı ile getirilmek istenen sistemde birçok yönüyle hukuka ve yasaya aykırı durumlar mevcuttur. Şöyle ki;
1-) DOKTORA EĞİTİMİ, yükseköğretim sistemi içerisinde bilimsel araştırma ve özgün bilimsel bilgi üretme amacı taşıyan akademik bir yükseköğretim sürecidir. Buna karşılık DİŞ HEKİMLİĞİNDE UZMANLIK EĞİTİMİ, yalnızca akademik bilgi üretmeye yönelik olmayıp, belirli bir diş hekimliği uzmanlık dalında klinik yetkinlik, uygulama becerisi, mesleki sorumluluk ve uzmanlık alanına özgü hasta yönetimi yetkinliği kazandırmayı amaçlayan özel bir mesleki eğitimdir. Sağlık Bakanlığı’nın ve dolayısıyla TUK’un öncelikle doktora eğitimi ile uzmanlık eğitimi arasındaki keskin çizgiyi dikkate alması gerekirken, bu duruma riayet edilmeksizin hukuka ve yasaya aykırı bir sistem getirilmeye çalışılmıştır.
2-) 1219 sayılı Kanun'un Ek 14. maddesi, Tıpta Uzmanlık Kuruluna, uzmanlık dallarının eğitim müfredatları ile temel uygulama alanları, görev ve yetkilerinin çerçevesini belirleme yetkisi vermektedir. Fakat bu yetki; KANUNDA BULUNMAYAN yeni bir uzmanlık belgesi edinme yöntemi yaratma yetkisi değildir.
Başka bir ifadeyle TUK; uzmanlık müfredatını belirleyebilir, uzmanlık dallarının temel uygulama alanlarını belirleyebilir, rotasyonları düzenleyebilir, eğitim sürecinin bilimsel esaslarını belirleyebilir. Fakat TUK, kanunla belirlenmiş uzmanlık sisteminin dışında, "doktora + ÖSYM’NİN BELİRLEDİĞİ AYRI BİR KODLA GİRİLEN DUS'ta belirli puan + işlem listesi + eksik rotasyonların tamamlanması" şeklinde YENİ BİR UZMANLIK EDİNME MODELİ OLUŞTURAMAZ. TUK, VERMİŞ OLDUĞU BU KARARLA KENDİSİNE VERİLEN YASAL YETKİYİ AŞMIŞTIR.
3-) Uzmanlık eğitimi için DUS'a girerek başarılı olan, uzmanlık öğrencisi statüsünde eğitim gören ve uzmanlık müfredatındaki tüm rotasyonları, klinik uygulamaları ve eğitim yükümlülüklerini tamamlayan diş hekimleri ile aynı uzmanlık alanında doktora yapmış ancak farklı bir eğitim rejiminden geçmiş olan kişilerin, sonradan bazı ilave şartların tamamlanmasıyla aynı uzmanlık belgesine hak kazanmasının eşitlik ilkesinin doğru uygulanması bakımından ciddi sorunlar doğuracağı açıktır. Bu bağlamda, yasal süreçlerden geçerek uzman unvanını kazanan diş hekimleri bakımından eşitlik ilkesine aykırı bir durum ortaya çıkacağı gibi, doktora eğitimi alan diş hekimleri bakımından da keyfi klinik uygulamalar ve işlem sayıları belirlenerek, emek sömürüsü söz konusu olabilecektir.
4-) TUK, 24-25.03.2016 tarih, Toplantı No: 70 ve Karar No: 684 sayılı kararında, DİŞ HEKİMLİĞİ BAKIMINDAN "UZMANLIK EĞİTİMİNİN DOKTORA EĞİTİMİNİN YERİNİ ALACAĞI DÜŞÜNÜLMEMELİDİR" ŞEKLİNDE BİR DEĞERLENDİRMEYE YER VERMİŞTİR. Buna rağmen mevcut durumda ise, AYNI TUK, DOKTORA EĞİTİMİNİ TAMAMLAYAN VEYA DOKTORA EĞİTİMİ ALMAKTA OLAN DİŞ HEKİMLERİNE "UZMANLIK STATÜSÜ" VERMEYE ÇALIŞMAKTADIR. Bu durum TUK yönünden, büyük bir çelişkiye imza atıldığını gözler önüne sermektedir.
Sağlık Bakanlığı ve Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun, hatalı bir şekilde doktora eğitimi ve uzmanlık eğitimini neredeyse birbirine eşdeğer tutma yönünde vermiş olduğu kararın TAMAMINA karşı Sendikamızca, Danıştay 8. Dairesi’nde yürütmenin durdurulması talepli iptal davası açılmıştır.
Siz, değerli sağlık emekçilerine, davamızla ilgili olarak en kısa zamanda olumlu gelişmelerin haberini vermeyi temenni ediyor; TÜM SAĞLIK EMEKÇİLERİNİ, GERÇEK MÜCADELENİN TEK ADRESİ OLAN GENEL SAĞLIK-İŞ AİLESİNE KATILMAYA DAVET EDİYORUZ.
Yaşasın GENEL SAĞLIK-İŞ!
Yaşasın HUKUK VE EMEK MÜCADELEMİZ!
Genel Sağlık-İş olarak, sağlık çalışanlarının haklarını korumak için var gücümüzle çalışıyoruz. Sen de bu mücadelede yerini al, birlikte daha güçlü olalım. Hemen üye ol, sesimizi daha da yükseltelim!