“Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, 09.07.2025 tarih ve 10058 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile 10.07.2025 tarih ve 32952 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Hukuka ve yasaya aykırı olup, aile hekimliği sistemindeki tüm sağlık emekçilerine zarar veren 10.07.2025 tarihinde yayımlanan Yönetmeliğin TAMAMININ iptali hususunda Sendikamızca, Danıştay 2. Dairesi’nde “yürütmenin durdurulması” talepli dava açılmıştır.
Sendikamız Genel Sağlık-İş tarafından açılan dava sonucunda Danıştay 2. Dairesi’nin 2025/3417 E. sayılı dosyası üzerinden, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin 8 ayrı düzenlemesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Söz konusu yürütmenin durdurulması kararının ardından bu kararın, 06.09.2025 tarih ve 33009 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren “Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” nedeniyle uygulanabilirliğinin olmadığı, birtakım çevre ve kişilerce iddia edilmiştir. Fakat bu iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Sözü geçen birtakım çevre ve kişiler, Sendikamızın açmış olduğu dava sonucunda alınan yürütmenin durdurulması kararını desteklemek yerine, kendilerini ön plana atmak adına kararın geçersizliğinden ve uygulanabilir olmadığından söz etmeyi tercih etmişlerdir. Bazı yapılar ise, önce kararın, kendilerinin olduğunu iddia etmiş; gerçek anlaşıldığında, kararın, uygulanabilir olmadığını iddia edecek kadar sarı yapı olduklarını herkese göstermişlerdir.
Gelinen aşamada 10.07.2025 tarih ve 32952 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik ile yapılan 8 değişikliğin yürütmesinin durdurulmasına dair kararın uygulanmasını konuşmak, bu konuda birleştirici bir güç göstermek gerekmektedir. Siyasi iktidarın, sürekli olarak yönetmelik değişikliği yaptığı, çoğu zaman açılan davalarda verilen kararları bertaraf etmek ve konusuz bırakmak adına hamlelerde bulunduğu hepimizim malumudur. Önemli olan bu konuda alınmış olan yürütmenin durdurulması ve iptal kararlarının uygulanabilirliğini sağlamaktır.
Örnek vermek gerekirse; Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin 18/2-a maddesinin 1 numaralı alt bendinde yer alan düzenlemede Temmuz 2025 ve Eylül 2025’te değişiklikler yapılmıştır. Temmuz 2025 Yönetmelik değişikliği “Ancak son on iki ayda birime müracaat etmeyen nüfus grupları için belirtilen katsayının yarısı esas alınır.” şeklinde iken, Eylül 2025 Yönetmelik değişikliği “Ancak son on iki ayda birimden sağlık hizmeti almamış nüfus grupları için belirtilen katsayının yarısı esas alınır.” şeklindedir. Bu iki değişiklik birlikte değerlendirildiğinde, arada yalnızca kelime farklılıklarının bulunduğu ve Sendikamızın almış olduğu yürütmenin durdurulması kararının uygulanabileceği görülmektedir.
Başka bir örnekte ise, yine Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin 18/2-a maddesinin 1 numaralı alt bendinde ve 21/2-a maddesinin 1 numaralı alt bendinde yer alan düzenlemenin “Bu süre, daha sık hizmet sunumu gereken sağlık programları kapsamındaki nüfus grupları için on iki aydan fazla olmamak üzere Bakanlıkça belirlenir.” şeklinde olduğu görülmektedir. Bu düzenleme, Temmuz 2025 değişikliği ile getirilmiştir ve Eylül 2025 değişikliğinde, bu ibare bakımından bir değişikliğe gidilmemiştir.
Özetle; Sendikamızca alınan yürütmenin durdurulması kararının, Eylül 2025 değişikliği nedeniyle uygulamayacağı hususundaki görüşler, gerçeği yansıtmamaktadır. 03.08.2026 tarihinde, hem almış olduğumuz yürütmenin durdurulması kararının uygulanması hem de yürütmesi durdurulan düzenlemelerin mevzuat.gov.tr üzerinden Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğine eklenmesi için Sağlık Bakanlığına başvuruda bulunduk.
Siyasi iktidar, aile hekimliği sistemi de dahil olmak üzere sağlık ve sosyal hizmetler bakımından sürekli olarak uygulamayı daha kötü hale getiren yasal düzenlemelere imza atarken, biz, Genel Sağlık-İş olarak “günün, ayrışma günü değil; birleşme günü olduğunun farkındayız.” Yani içerisinde bulunduğumuz süreçte tartışmamız gereken mesele alınan yürütmenin durdurulması kararının halihazırda geçerli olup olmadığı değildir, bu kararın uygulanması konusunda yapılacak girişimlerdir. Eğer bugün hala almış olduğumuz yürütmenin durdurulması kararının uygulanabilir olup olmadığı tartışılıyorsa, bu tartışmayı yapan yapılar, bugünden itibaren bizim gözümüzde hak ve hukuk mücadelesi veren yapılar değil, sarılaşan yapılar olarak yerini alacaktır.
Genel Sağlık-İş olarak, sağlık çalışanlarının haklarını korumak için var gücümüzle çalışıyoruz. Sen de bu mücadelede yerini al, birlikte daha güçlü olalım. Hemen üye ol, sesimizi daha da yükseltelim!