Aday memurluk sürecindeki kamu emekçileri, liyakatsiz yöneticilerin insafına bırakılamaz!
Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Mecliste görüşülerek kabul edilmiş; bugün (29.01.2026) 33152 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Değişiklik Kanunuyla Devlet Memurları Kanunu’nun 56. maddesinde yapılan değişiklikle aday memurluk süresi içinde; temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin herhangi birinde başarısız olanlar, birden fazla uyarma ve/veya kınama cezası almış olanlar ile aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişiklerinin kesileceği ve 3 yıl süre ile tekrar kamu görevine giremeyeceklerine ilişkin düzenleme de yer almıştır.
Bilindiği üzere devlet memurluğundan çıkarma, diğer disiplin cezalarının yanında başkaca bir disiplin cezası olup uygulanacağı haller ve uygulamaya yetkili kişiler kanunla düzenlenmiştir. Bu kapsamda devlet memurluğundan çıkarmaya, ilgili kurumların Yüksek Disiplin Kurulları yetkilidir. Hal böyleyken bu yetkinin alınarak ve kanunun etrafı dolanılarak disiplin amirlerine ve atamaya yetkili disiplin amirine verilmesi kabul edilemez. Kanunilik ilkesine tek uygunluğu Kanun’la düzenlenmesi olan mevcut düzenleme ile açıkça bir yetki gaspı ortaya çıkarılmakta, liyakatsiz idarecilerin keyfekeder kararları ile kamu görevlisi kıyımına yeni bir boyut kazandırılacaktır. Söz konusu düzenleme hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri ile hiçbir şekilde bağdaşmamakta olup Yasa değişikliğinin Resmi Gazete’de yayımlanması ile telafisi imkansız zararlar çıkarak; liyakatsiz yöneticilerle anlaşmazlığa düşen aday memurlar yönünden çalışma hakkı ihlal edilecektir.
Öte yandan zaten disiplin soruşturmalarının ve cezalarının sarı sendikalar ve liyakatsiz yöneticiler tarafından kamu görevlilerinin sendikalara üyeliklerinde baskı ve sarı sendikalara üye olmayan kamu görevlilerinin yıpratılması ve nihayet kendilerine üye olması, olmuyorsa sindirilmesi sürecinde sopa olarak kullanıldığı bilinmektedir. Mevcut düzenlemenin yürürlüğe girmesi ile birlikte bu vahim hal şiddetini daha da artıracak; sarı sendikalar aday memurlar üzerinde üye olma, üye olmuyorlarsa sürekli olarak disiplin cezası alma ve memuriyetten atılma korkusuyla hareket etmelerine sebebiyet verecektir.
Ancak söz konusu düzenlemenin kabulü mümkün değildir. Siyasi iktidar, iktidara geldiği günden bu yana hayata geçirdiği düzenlemeler ile her türlü hak gaspını kanunla düzenleyerek kanunilik kılıfına uydurmuştur. Ancak aday memurların çalışma hakkını doğrudan ihlal eden, uygulamada yandaşlara, aydınlanmadan, çağdaşlıktan ve bilimden yana olan memurlara bir sopa daha vurulması kabul edilemez.
Siyasi iktidar keyfi uygulamalara sebebiyet verecek uygulamalardan vazgeçerek hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine uygun adımlar atmalıdır. Kamuda memurlar arasında “ocu-bucu” diye ayrıştırarak her türlü işlemin yapılmasından vazgeçilmeli, liyakat temel kıstasımız olmalıdır.
Genel Sağlık-İş olarak düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesine ivedilikle başvuracağımızı, düzenlemenin iptali için hukuki ve eylemsel süreçler başta olmak üzere her türlü mücadeleyi vereceğimizi kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.
Genel Sağlık-İş olarak, sağlık çalışanlarının haklarını korumak için var gücümüzle çalışıyoruz. Sen de bu mücadelede yerini al, birlikte daha güçlü olalım. Hemen üye ol, sesimizi daha da yükseltelim!